Her insanın hayatı boyunca iş yaparken kendini kaybettiği ve zamanın nasıl geçtiğini asla anlamadığı bir uğraşı muhakkak olmuştur. Yapılan işin ne kadar önemli ve büyük olduğunun bir önemi yok aslında. Kendimde farkettiğim bu garip özelliğin sizlerde de olduğuna inancım tam. Çünkü sadece bende olamayacak kadar hoş bir vasıf. Eline aldığı işi oyalanarak yapma huyuna sahip bir insan değilim açıkçası. Bir an önce en güzel hali ile tamamlanması gerektiğine inanırım, bazen bunun tam tersine hareketler sergilesem bile genel çalışma prensibim bulur. En azından işim ile alakalı böyle düşünürüm. Özel hayatımda biraz daha sakin hareketler sergilemeye bayılırım, tadını çıkarmak isterim çünkü zamanımın. İş yaparken uzaklara dalmak kadar insanı tatmin eden başka hiçbir şey bilmiyorum ben.
Arka fondan çalan minik ve ritim tutturan bir müzik eşliğinde kendi etrafındaki bütün canlıların varlığını yok saymak pahasına yaptığın o iş… Dünyada benden başka hiçkimse yok, bu işden daha önemli hiçbir iş yok ve zamanın varlığı dahil koca bir yalan hissiyatı ile çalışamayan insan - en azından hayatında bir defa - ben hayattan lezzet aldım diyememeli gibi.