Kendimi ararken bulduğum bir geceyi anımsıyorum. Kendini aramak veya yolu bulmak değilde aslında kendi tiyatral sahnemizi yaratma çabasında olduğumuzu görüyorum, Tanrı'nın tiyatro sahnesi yaratması- dünya ve ahiret- gibi... Sadece bizimkisi daha zahiri ve Tanrınınki daha gerçekçi, haricen birkaç farklılık daha var. Teknik detaylara daha sonra değinilecektir.
Kendi sahnemizi yarattığımız gibi kendi seyircimizi de yaratmalıyız. Sahne mi önce seyirci mi emin olamadım ama Tanrı önce oyuncu sonra sahne sonra da oyunu yaratmıştı. Belki bir mukayese için gerekli olur.
Küçük insanların oluşturduğu topluluklar bile bu yüce hissi besleyebiliyor, ne garip.
Saygılarımla