Klasik müzik dinleyerek uzanıyordum. Bir rüya gördüm. Dehşet içinde uyandım. Rüyamda 30 yaşındaydım. Oysa daha 7 yaşımdaydım. Nasıl olmuştu bu? Uzun süre suyun altında kalmış ve sonrasında aniden su yüzüne çıkmış gibi hissettim kendimi. Nefes nefese mırıldandım kelimeleri ve farkedince hakikati not ettim unutmadan.
Rüyamda gördüm kendimi,
zaman hayli geçmiş gibiydi.
30 yaşında olsam gerek.
Bakışlarımdan tanıdım kendimi,
yüzüm hiç bana benzemiyordu oysaki.
Yorgun gözüküyordum, belki de mutsuz.
Oyuncağım mı kırılmıştı acaba?
Neden ağlamıyordum,
mutsuz olsam?
Mutlak yorgun olmalıyım,
Başka ne olabilir ki?
Annem mi kızmıştı yoksa,
kardeşim mi üzdü beni?
Neden titriyordu ellerim
ve neden gizliyordum,
insanlardan gözlerim yahut ellerimi?
Şuna bak!
Sakallarım mı vardı,
çok komik.
Ama beyazlamışlar bir hayli.
Kucağımda bir çocuk var,
aynı benim gibi.
Kızım galiba kendisi,
kendim gibi sarılmışım.
Babamın saçlarımı kokladığı gibi,
kokluyordum saçlarını.
Peki.
Korktuğum zaman ne yapıyorum acaba,
30 yaşımda?
Sarıldığım yastığımı göremedim yatağımda.
Belim de biraz yamuk duruyor,
çok acıyor mu canım acaba?
Şu halime bak!
Koca bir amcaya benzemişim.
Neden saçlarımı kaşıyorum durup durup,
pazar günü banyo yaptırmadı mı annem?
Balık günümüz geçti mi?
Ne kadar üzgün gözüküyordum.
Rüyamda,
rüyamdan uyanmayı bekliyordum.
Neden gökyüzüne yalvarır gibi baktığımı…
Biliyorum.
Söylemem kimseye, merak etme.
Erkek sözü veririm, yaşım 7 olsa da.
Yanına alsın artık diye bekliyorsun…
Biliyorum.
Gökyüzüne
umutsuzca bakışımdan tanıdım beni.
Saygılarımla...