30 Ağustos 2024 Cuma

ZARURİ OLGUNLUK VE GERZEK ŞIMARIKLIK

Olgunluk, ağırbaşlılık gibi özellikler insana doğuştan yüklenen özellikler değil muhakkak. Aynı ana babadan doğma ile elde edilen genetik bir hastalık da değil kabul ederseniz. Ne oluyorda küçük bir çocuk kaya kadar ağır olabiliyorda, kırk yaşında bir adam bulunduğu yerde bir dal kadar hafif kalabiliyor?

Sorumluluk... Haftalık harçlık verilen, parasını o hafta için planlamak zorunda olan çocuk ile günlük harçlık alan çocuk arasındaki fark gelir aklıma. Belirli bir zaman dilimi içerisinde, rasyonel ve ütopik düşüncelerini birleştirip kendin için yol haritası oluşturabilmektir belkide sorumluluk. Yatağını toplayabilen çocuk daha düzenli olur, örtüsünü yatağın üzerine seremeyen çocukla mukayese edildiğinde. Güzel ancak yeterli değil. 

Kendisine hiçbir sorumluluk verilmeyen çocuk ne yaparsa yapsın gerçek bir yetişkin olamıyor. Gerzek bir şımarık olarak büyütülen çocuklar insanların gözüne batmıyor maalesef. Gerzek şımarık çocuklar, geleceğin gerzek şımarık yetişkinleridir çünkü. 

Bilinçli büyüyen, yerine getirmesi görevleri olan çocuklar zaruri olgunluklar olarak değerlendirilir nezdimde. Hayatta kalma becerileri yüksek olan, taş taş üzerine koyabilen varlıklardır. Yolda koca bir kaya var ilerleyemiyorum demezde kollarını sıvazlayıp taşı yerinden kaldırmaya çabalar. Becerip becerememesi önemli değildir zaruri olgunların. Onlar hep bir mücadele içinde olacaklardır ve mücadele ederken öleceklerdir. Ne kutsal bir ölüm…

Gerzek şımarıklar topluluk halinde çok güçlüdür, cehlin karanlığında insanoğlunun üzerine veba salgını gibi yayılır. Zaruri olgunluk asla topluluk halinde manasız hareketler sergilemez ve kendi içinde hakikati arar ancak cehlin karanlığını bilim ışığında aydınlığa çıkaracak kadar parlayamıyorlar maalesef. Umarım bu tespit günün birinde eksik veya yanlış olarak görülür. Yanılmayı ümit ediyorum yani. Yüce fikirlerim konusunda, beni yanıltmasını umduğum çok nadir düşünce vardır ve birisi budur.

Sorumluluk bilincinin, olduğumu düşündüğüm temelde tek başına yeterli olmadığı kanaatindeyim. 

Sanki bir şeyler daha var. 

Olmalı.

İnanmak değil, bilmek istiyorum. 

Daha fazlasına inanmak değil, daha fazlasını bilmek istiyorum.

Saygılarımla…


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

ŞİİR: RÜYAMDA 30 YAŞ

Klasik müzik dinleyerek uzanıyordum. Bir rüya gördüm. Dehşet içinde uyandım. Rüyamda 30 yaşındaydım. Oysa daha 7 yaşımdaydım. Nasıl olmuştu ...